10/4/2007 - Dini şiirler
BİR YOLCUYUZ BU GURBETTE
Biz yolcuyuz yaratılıştan haşire doğru, Her insan mutlaka yürüyecek bu yolu, Her anı insan oğlu için imtihanla dolu, Sabır ile şükretmek kazanmanın yolu.
Acılar musibetler dikenleridir bu yolun, Küçük günahlarına kefareti olur kulun, Anlasa gafil insan hiç isyankar mı olur, O kapının eşiğinden hiç uzakta mı olur.
Seni görememek asla hiç mümkün değil, Kör,sağır olsak da bu hiç mümkün değil, Çiçeğe bakıp seni görmeyen insan değil, Soluk alıp da şükür etmeyen insan değil.
Bu yolculuk insanı alır, iki sona götürür, Cennet veya cehenneme insanı götürür, Mevla cennete şeytan ise ateşe götürür, İnsanlık sırrına ereni,Rab’ bine götürür.
GERÇEK DOST
Geceymiş ben gündüz sandım, Ateş böceklerini yıldız sandım, Bir kabus görmüşüm uyandım, Huzura Gerçek Dost ile vardım.
Dünyayı gerçek sanıp aldandım, Mavisi yeşilinde gaflette daldım, Şu ömrüm bitmez ebedi sandım, Gerçek Dosta gözümü kapadım.
Nefis verildi insana ama bir de akıl, Nefis şımartıldı susturuldu hep akıl, Hep nefsi dinledi, şeytana uydu kul, Gerçek Dosta değil nefsine oldu kul.
Sensiz yapılanlar yıkıldı anlamadım, Bütün tatların tadı kaçtı anlamadım, Tüm güzeller çirkin oldu anlamadım, Gerçek Dostu sağır olup duyamadım.
Her nefes de hayatı yeniden vermişsin, Ben kördüm, bu gerçeği görememişim, İnsan olabilmenin sırrına erememişim, Gerçek o Dosta gerçek kul olamamışım
ABDULKADİR GEYLANİ Muhammed neslinden, Şah-ı Veliden, Gonca Hüseyin’den, gül Fadime’den, Zarif ve inceden, nurdan bir beden, Sultanlar sultanı pir Abdulkadir. Abidler içinde bir Abdulkadir.
Hasan-el Basri’nin irfan yolundan, Bağdatlı Cüneyd’in aşkın kolundan, İrem bağlarının eşsiz balından, Sultanlar sultanı pir Abdulkadir. Aşıklar içinde şir Abdulkadir.
Kırklar, Yedilerin sultanı sensin, Gavslar meclisinin imamı sensin, İlim deryasının ummânı sensin, Sultanlar sultanı pir Abdulkadir. Arifler içinde mir Abdulkadir.
Erenler bezminde dergâh kurulur, Tüm veliler divanında bulunur, Hama erlerinden yolun sorulur, Sultanlar sultanı pir Abdulkadir. Lütfunla rüyama gir Abdulkadir.
SANA YONELDIM Densizin lafından hayır gelir mi? Münafığın sillesi bizi ezer mi? Kul hakkına Allah sabır eder mi? Sabredenlerden oldum sana yöneldim.
Bin dertli bir devaya hasret, Çölde susuz kaldım bir damlaya hasret. Aşkından divane oldum, gül yüzüne hasret, Bir seni düşündüm, sana yöneldim.
Kandillerini yaktın gecenin karanlığında, Cehaleti kovdun indirdiğin kur-an la. Hak aşkına geldim senin yanına, İnananlardan oldum sana yöneldim.
Ektiğim tohumu hasat yaparken, Harmanda dahi seni anarken, Bir yetim uğruna bin terlerden, Çalışanlardan oldum sana yöneldim.
Bir sevap uğruna, günahtan oldum, Bıraktım zevki, sefadan oldum. Seni her anışımda kendimden oldum, Ham iken piştim sana yöneldim.
CANIM EFENDİM Yıllarca ufkuna bakan gözlerim, Cemalini ister , canım efendim. Seni anlatmaktan aciz sözlerim, Her an erimekte , canım efendim.
Hayat eksenimin sonsuz odaĝı, Ŏksüz ve yetimlerin sıĝınaĝı, Sen sabah yıldızlarının ışıĝı, Sen şefkat elçisi , canım efendim.
Lahuti bir sefer olsa da gitsem... Kumlara batsam , ayaĝına düşsem, Gül Ravzan'a varıp kendimden geçsem, Sen sevda iksiri , canım efendim.
Ay yüzlü , güzel sözlü hem sultanım, Fedadır can , canan ve bütün varım, Seninle olmaktır en güzel kararım, Sen güllerin şahı , canım efendim.
Buzlar erir içimde bitmez savaş, Gönlümde bir hüzün , gözümde yaş, Sensizlik içimde kordan bir telaş, Kalbimin barışı , canım efendim.
Alemlere rahmet rüzgarısın sen, Kur'an kiliminde en güzel desen, Benim de rüyama bir defa gelsen, Can dayanmaz oldu , canım efendim.
HZ.EL-KUDDÜS Yaşam gelip geçer çoğu şeyi bilmeden Her an düşünürüz yaratıcıyı özlemle Ne kadar mükemmel yaratmış insanoğlunu Ondaki titizlik ondaki sanat başka kimde var Bir an olsun düşünürüz Uçsuz bucaksız vadileri Kocaman olan okyanusları Onların içinde yaşayan milyonlarca hayvanı Nerden bilir bir kuş yuva yapmayı Nerden bilir bir kaplumbağa yuvasına yumurta bırakmayı Onun kudretidir O ne güzel yaratmıştır evreni
Her isminde belki nice anlamlar var HZ.EL-KUDDÜS Çok temiz ve pak olan Hepsi o kadar güzel ve anlamlı ki Bu evrendeki bütün canlılar tesbih eder seni Allah diyen hiçbir soluk karşılıksız kalmaz Onu düşünerek edilen dostluklarda Vefasızlık olmaz Onun rızası için yapılan evliliklerde Mutsuzluk olmaz HER ŞEY ONUN YOLUNDA OLSUN BU AYAKLAR ONUN RIZASI İÇİN YORULSUN BU ELLER ONU YAZMAK İÇİN YORULSUN YETER Kİ SENİN İÇİN KAHROLSUN BU ACİZ BEDEN ALLAHIM
O'NA
Benim efendim ! Ben sana bendim ! Bir üfledin de Yıkıldı bend'im. Ben ki, denizdim, Dağbaşı bendim. Şimdi sen oldun, Âleme pendim. Benim efendim !
Benim efendim, Feza levendim ! Ölmemek neymiş; Senden öğrendim. Kayboldum sende, Sende tükendim! Sordum aynaya: Hani ya kendim? Benim efendim !
Benim efendim ! Emri yüklendim! Dağlandım kalbden Ve mühürlendim. Askerin oldum, Başta tülbendim; Okum sadakta, Elde kemendim. Benim efendim
EFENDİME…
Ahlarım göğe çıkmış, hüzünler perde perde
Bir vuslat şarkısıdır dillenir bu yürekte
Mesafeler çok uzun yolculuk var öteye
Düşlerim sana muhtaç, o kutlu nefesine…
Günahlarla diz çökmüş kalbim prangalarda
Şu aciz sessizliğim duy neler söyler Sana;
Kimse merhem olmuyor bu onulmaz yarama
Ümitlerim kırık, dökük Veysel yorgunluğunda…
İçimde kutsal nazarının acı sancısı
Seni söyler kirpiklerim tıpkı yağmur damlası
Alevlenir gönlümde aşk ateşinin hası
Bitsin N’olur artık hasretlerimin yası…
Rüyalarımda bile En Güzel olan Sensin
Cennetlerde yıkanmış narin bir menekşesin
Solmamaya yemin etmiş bahar Sensin, gül Sensin
"Hızır eli, Hak habibi, Dostların sahibisin"…
Kıyılarıma vurdukça hicran ben seni arıyorum
Sonsuz gayyalardayım elini bekliyorum
Yokluğunun hastasıyım adınla yanıyorum
Can değil, canan değil tek seni istiyorum…
Dualarımın özü, candamarımda kansın
Aşkınla öyle oldur görenler mecnun sansın
Gönül tahtıma buyur ruhum senle taçlansın
Nefsim gafletle geçen günlerinden utansın…
Ah! Duysam duyabilsem “ümmetim” değişini
Bakışlarında görsem cennetin neşvesini
Silerim işte o an tüm dünya sevgisini
Yeter ki kabul buyur yakine vardır beni
Yeter ki kabul buyur lütfuna erdir beni...
LÂYEZÂLKAMER ÖZDEMIR
|